Ankara
Ankara Adliyesi önünde toplanan 28 Şubat Gönüllüleri Platformu üyeleri, "Unutulan darbe tekrarlanır", "28 Şubat'ı unutmayacağız" yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.
Grup adına açıklama yapan Tayyar Tercan, 28 Şubat darbesinin, diğer darbeler gibi kökü dışarıda, uluslar üstü bir projenin Anadolu ayağı olduğunu belirtti.
Toplumun dinini öğrenme ve inandığı gibi yaşama hakkının elinden alındığını dile getiren Tercan, "O dönemde en temel insan haklarından olan eğitim hakkı engellendi. Bir taraftan 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası yürütülürken, diğer taraftan başörtülü kızlar imam hatip liselerinde ve üniversitelerde kapıdan içeri alınmadı, derslerden kovuldu." ifadesini kullandı.
"Türkiye'nin eğitimli beyin takımı heba edilmiştir"
28 Şubat döneminde, milleti korumak için canlarını hiç çekinmeden feda eden askerlerin, üstün başarı belgesi verildikten kısa bir süre sonra eşleri başörtülü olduğu veya namaz kıldıkları gerekçesiyle ordudan ihraç edildiğini dile getiren Tercan, üniversitelerde psikolojik harp tekniklerinin uygulandığını, ikna odalarında çocuk denecek yaştaki kızlara psikolojik işkence yapıldığını belirtti.
Tayyar Tercan, konuşmasına şöyle devam etti:
"O dönem, uydurma sebeplerle tutuklanan dindar gençlerin hapislerde ömür çürüttüğü bir dönemdi. 16 yaşındayken hapse atılan, idamla yargılanan, 25 yaşında suçsuz olduğu anlaşılınca hapisten çıkan, 36 yaşındayken FETÖ'cü hainler tarafından 15 Temmuz'da şehit edilen Halil Kantarcı bunlardan biriydi. Ruhu şad olsun. Diğer darbelerde olduğu gibi 28 Şubat darbesinde de yalnız mütedeyyin insanlarımız, başörtülü kadınlarımız değil bütün Türkiye zarar görmüştür. Bir ülkenin en büyük hazinesi yetişmiş insan kaynağıdır. 28 Şubat darbesi ile Türkiye'nin eğitimli beyin takımı heba edilmiştir. Katsayı zulmü ile meslek liselerinin önünün kapatılması sebebiyle bugün dahi sanayide nitelikli iş gücü sıkıntısı yaşanmaktadır."
Tercan, 28 Şubat mağdurları için komisyon kurularak mağduriyetler tespit edilerek hak sahiplerinin haklarının iade edilmesini talep etti.
"Birçok kişinin mağduriyetini giderecek adımlar atıldı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayatı boyunca mazlum ve mağdurların yanında durduğunu, halkın dertleriyle dertlendiğini aktaran Tercan, şunları söyledi:
"Darbe ve vesayet karşısındaki kararlı dik duruşuna siyasi hayatının her aşamasında şahit olduk. Bu kararlı ve dik duruşuyla vesayet odaklarının baskı ve yıldırma politikalarına karşı milletin özgüven kazanmasına vesile oldu. 28 Şubat darbecilerin uygulamaları büyük çoğunlukla kaldırıldı. Mağdur edilen, eğitimi engellenen, işi elinden alınan, cezaevlerine atılan birçok kişinin mağduriyetini giderecek adımlar atıldı. Bu noktada Cumhurbaşkanımıza minnettarız, dua ediyoruz."
Türkiye'de darbe tehlikesinin tamamen geçmediğini savunan Tercan, "Nitekim devlete kılıç çeken teğmenler hadisesi henüz soğumadan TÜSİAD'ın, hükümeti, dolayısıyla milletin iradesini hedef alan talihsiz ve hadsiz açıklaması bize 28 Şubat'ın soğuk günlerini yeniden hatırlattı." dedi.
İlke Kadın İlim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Özden Sönmez, Ankara Filistin Dayanışma Platformu Sözcüsü Mustafa Eminoğlu, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği Ankara Şube Başkanı Osman Yurt ile Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın'ın konuşmalarının ardından grup üyeleri, yanlarında getirdikleri siyah balonları gökyüzüne bıraktı.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com