<h3><span><strong>ŞER İTTİFAKI:</strong></span></h3> <h3><span><strong>CÜBBELİ AHMET-HASAN HÜSEYİN AYDINLIK</strong></span></h3> <h3><span><strong>Cübbeli’nin Şerrinden Cübbeli’nin Gölgesine</strong></span></h3> <div><strong>Mahmud</strong> (Ustaosmanoğlu) <strong>Efendi,</strong> yaşlanınca <strong>2005</strong> senesinde <strong>İsmailağa</strong> İstişare Heyeti'ni kurduktan sonra İsmailağa’ya hâkimiyet için üç grup mücadeleye girmişti:</div> Hane (Muhammed Keskin, Çavuşbaşı-Ahmet İslamoğlu, İnegöl) grubu Acarkent (Cübbeli Ahmet) grubu Çınaraltı (Celal Özen) grubu <div><strong>Cübbeli Ahmet</strong> diye bilinen <strong>Ahmet Mahmut</strong> <strong>Ünlü’nün Sultangazi</strong> Vekili olan <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong>, <strong>1950</strong> senesinde <strong>Bulgaristan’dan</strong> göçerek <strong>Bursa’nın Nilüfer</strong> ilçesine yerleşmiş bir ailenin çocuğu olarak <strong>1976</strong> senesinde <strong>Bursa’da</strong> doğdu. <strong>İsmailağa İnegöl Vekili Ahmet İslamoğlu</strong>’nun medresesinde okudu, onun sadık müridi oldu. 2002 senesinden itibaren İstanbul Sultangazi ilçesinde İsmailağa’ya bağlı medreselerde hocalık yaptı. İsmailağa tarafından 2003 senesinde <strong>Sultangazi</strong> Vekili yapıldı.</div> <div><strong>Mahmud Efendi</strong> tarafından <strong>2005</strong> senesinde <strong>İsmailağa</strong> İstişare Heyeti'nin kurulmasından sonra <strong>Hane</strong> (Çavuşbaşı-İnegöl), paralel tekke olmuştu. <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong>, fiilen <strong>İsmailağa’ya</strong> (Çarşamba) değil, paralel tekkenin paralel şeyhi olan hocası <strong>Ahmet İslamoğlu’na</strong> (İnegöl) bağlı kaldı. Hatta <strong>Mahmud Efendi’nin</strong> vefat ettiği günün akşamı talimat almak için <strong>İnegöl’e</strong> hocasına gitti. İslamoğlu, <strong>Mahmud Efendi’nin</strong> bizzat halife bıraktığı <strong>Hasan Efendi</strong> ile onun başkanlığında kurduğu <strong>İsmailağa İstişare Heyeti'ne</strong> o kadar düşmandı ki, <strong>Efendi’nin</strong> 2007 baharında <strong>Çavuşbaşı’na</strong> gitmesinden sonra, onun “Asla ayrılmayın.” dediği <strong>İsmailağa Camii’ne</strong> gitmeyi talebelerine yasakladı.</div> <div><strong>Aydınlık, Mahmud Efendi’nin</strong> 23 Haziran 2022’de vefatı üzerine <strong>Hasan</strong> (Kılıç) <strong>Efendi’nin</strong> resmen şeyh olmasından sonra onun amansız düşmanı olan <strong>Hane’den</strong> (Çavuşbaşı) talimat almaya başladı. <strong>Hasan Efendi’nin 22 Nisan 2024</strong> tarihinde vefatı üzerine <strong>Fikri</strong> (Doğan) <strong>Efendi’nin</strong> şeyh olmasından sonra ise <strong>İsmailağa’dan</strong> ayrılarak <strong>Cübbeli’nin</strong> Sultangazi Vekili oldu.</div> <div><strong>Şefik Kocaman</strong>, Marifet dergisinde, mevzu (uydurma) hadis konusunda Cübbeli’yi tenkit etmişti. Bunun üzerine <strong>Cübbeli,</strong> 20 Ekim <strong>2016</strong> tarihli vaazında “Haset, ajan, haşhaşi, tetikçi, IŞİD’den beter olmak, dış mihrakların projelerine maşalık yapmak, patrikhanenin ekümenikliğine hizmet etmek” gibi ağır sözlerle Şefik Kocaman ve Marifet ekibine saldırmıştı.[1] Bu saldırı üzerine, “Cübbeli, diline doladığını parçalamadan bırakmaz. Allah, kimseyi bunun diline düşürmesin, bizi de bunun şerrinden muhafaza etsin.” diyen <strong>Aydınlık,</strong> şimdi <strong>Cübbeli’nin</strong> önünde yerlere eğiliyordu.</div> <div></div> <div>Belli ki <strong>Aydınlık, Cübbeli’nin</strong> şerrinden korunmanın en iyi yolunun onun gölgesine sığınmak olduğuna kanaat getirmişti. Yıllardır biri resmî, biri paralel, iki yerden, <strong>İsmailağa’da</strong> vazife yaparken <strong>İnegöl’den</strong> talimat almaya alışmıştı, şimdi de İsmailağa yerine resmen <strong>Acarkent’ten</strong> ve paralel olarak İnegöl’den talimat alacağı için değişen bir şey olmayacaktı. </div> <h3><span><strong>Sultangazi Çetesinden Acarkent Çetesine</strong></span></h3> <div><strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong>’ın <strong>2003</strong> senesinde <strong>İsmailağa Vekili</strong> olduğu <strong>Sultangazi,</strong> genelde doğudan göçenlerin yerleştiği <strong>İstanbul’un</strong> varoş bölgesiydi. Tabiatıyla böyle bir mahrumiyet bölgesinde dinî irşadın hem avantajı, hem dezavantajı vardı. <strong>Aydınlık,</strong> daha genç ve idealist olduğu ilk yıllarda bölgede tiner çeken gençleri bile topluma kazandırmaya çalışıyordu. Eskiden tiner çeken gençler, bilahare sakallı, sarıklı, şalvarlı, cübbeli dervişlere dönüşüyorlardı.</div> <div><strong>Aydınlık,</strong> vefatından sonra <strong>Mahmud Efendi’nin</strong> yolundan, <strong>İsmailağa’dan</strong> ayrılarak hocası <strong>Ahmet İslamoğlu</strong> ile birlikte <strong>Cübbeli’nin</strong> emrine girdi. Dahası sokaktan, tinerden kurtararak sarık ve cübbe giydirdiği, torna, konfeksiyon gibi işlerde çalışan sözde müridlerinden bir grubu (Özcan Özyön, İsmet Yamaç, Remzi Şahin, Ali Tozal, Yusuf Güzelaydın vs.) trol olarak Cübbeli’nin emrine verdi.[2] Böylece Sultangazi Çetesi, Acarkent Çetesine dönüştü.</div> <div>İşçilikten trollüğe terfi eden müridlerinden <strong>İsmet Yamaç</strong> ile <strong>Remzi Şahin’in Cübbeli</strong> ile irtibatlarını gösteren birçok fotoğraf var.[3] Bu troller, <strong>Cübbeli’nin</strong> bizzat yazdığı tweetleri kendiler yazmış gibi sosyal medya hesaplarından paylaşıyorlar. Bunlar, <strong>Mübarek Efendiler</strong> ve <strong>Nedim</strong> (Ali) <strong>Tozal’ın</strong> başkanı olduğu <strong>Misvak Derneği</strong> çatısı altında örgütlenen pek çok fake hesap ile <strong>Cübbeli</strong> lehine, <strong>İsmailağa</strong> ve <strong>Fikri Efendi</strong> aleyhine kara propaganda yapan, sosyal medyada terör estiren azılı bir çeteye dönüşmüştür.[4]<strong></strong></div> <div><strong>Sultangazi, İstanbul’un</strong> varoş bölgesi, <strong>Cübbeli’nin Acarkent Sitesi’nin</strong> bulunduğu <strong>Beykoz</strong> ise tam aksine elit bölgesiydi. Dolayısıyla gençlik ateşi ve sosyal medyanın ayartıcı büyüsü ile <strong>Acarkent’in</strong> sosyetik havası ve <strong>Karanlıklar Prensi Cübbeli’nin</strong> karanlık çevresi birleşince, tinercilikten, işçilikten trollüğe terfi eden <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong> çetesinin başı döndü; “Heyt ulan, kim tutar bizi.” havasına girdiler. Elbette bu savrulmayı en çok en yakınındakileri, aileleri hissedeceklerdi.</div> <div>Fedailerini haşhaş çektirerek suikasta gönderen <strong>Hasan Sabbah</strong> gibi, <strong>Cübbeli’nin</strong> sihir yaparak kendisine bağladığı, itibar suikastına gönderdiği bu gençleri pis işlerinde, kullanmasından aileleri de şikâyetçiydi. Nitekim <strong>Remzi Şahin’in</strong> ağabeyi <strong>Ramazan Şahin, "Gizli Servis"</strong> adlı hesabın sahibine ulaşarak dert yanmıştı: “Senin Cübbeli’nin maşası olduğunu söyleyen öz ağabeyin Ramazan Şahin’dir. Kendisi bir yıl önce beni arayıp yanıma gelerek “Remzi’yi biz bunlardan nasıl kurtaracağız, buna büyü mü yaptılar, evde kimsenin sözünü dinlemiyor, ailede huzur kalmadı, Cübbeli bunu pis işlerinde kullanıyor.” diyen yardım isteyen ağabeyindi.”[5]</div> <div>Yani <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong>’ın sokaktan kurtardığı bu gençler, daha büyük bir felaketin kucağına düşmüşler, tinercilikten trollüğe sürüklenmişler, <strong>Hasan Sabbah’ın Alamut</strong> kalesine düşenler gibi, <strong>Cübbeli’nin Acarkent</strong> villasına düşen Haşhaşiler olmuşlardı. Tinerci gençlerin tinerden bile kurtulma ümidi vardı ama Cübbeli’nin eline düşenlerin kurtulma ümidi pek yoktu.</div> <div><strong>Fatih Ali Kaya</strong>, <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık’ın</strong> medresesinde çalışan genç bir hocaydı. Sırf <strong>İsmailağa</strong> ve <strong>Fikri Efendi’yi</strong> ziyaret etti diye <strong>Aydınlık’ın</strong> medresesinden atılmakla kalmadı, <strong>Aydınlık’ın</strong> tetikçisi <strong>Remzi Şahin</strong> tarafından tehdit edildi. İddiaya göre <strong>Remzi Şahin, Aydınlık’ın</strong> medresesinde talebe olarak gösterdiği, aslında kirli işlerinde, insanları tehdit için tetikçi olarak kullandığı biri. Daha önce <strong>Şahin’in</strong> birkaç kişiyle birlikte İsmailağa ve <strong>Fikri Efendi’yi</strong> kabul etti diye bir hocayı dövmek için vazife yaptığı yere gittiği, bölge sakinlerince biliniyor.[6]</div> <h3><span><strong>Hocasına Şeyhlik Hayali Talebesine Şeyhlik Gazı</strong></span></h3> <div><strong>Cübbeli’nin</strong> trol çetesi, <strong>Hane</strong> grubunun iki ayağından (Çavuşbaşı-İnegöl) oluşuyordu. <strong>Cübbeli’nin</strong> asıl trol çetesi, <strong>İnegöl-Sultangazi</strong> (Ahmet İslamoğlu-Hasan Hüseyin Aydınlık) grubunun adamlarıydı. <strong>Çavuşbaşı</strong> grubu ise doğu kökenli, peşmerge tipli <strong>Said Amidi</strong> (Sedat Aslan) kod adlı militan ile Cübbeli trol çetesine katkıda bulunmuştu. Yalnız <strong>Aydınlık,</strong> birden fazla yere bağlanmanın riskiyle iki arada bir derede kalmıştı. <strong>Cübbeli, Aydınlık’ın</strong> yetiştirdiği trol çetesinin desteğine bağlı olduğu için onu kafaya almak zorundaydı. O, “İbrahim Uslu’dan sonra genç, dinamik, muttaki bir hoca şeyh olacak.” diye <strong>Aydınlık’ı</strong> tavlıyordu.</div> <div>Ancak <strong>Aydınlık’ın</strong> hocası <strong>Ahmet İslamoğlu,</strong> yıllardır şeyhlik hayali kuran ve dolayısıyla bu hayale engel gördüğü kişilere (Hasan Efendi, Cübbeli Ahmet) kin kusan biriydi. <strong>İslamoğlu, 34</strong> yaşında tır şoförlüğünden tarikat müridliğine geçmiş, “Tır şoförü bitirim Ahmet Salgut’tan Mevlânâ Ahmet İslamoğlu Hocaefendi’ye” dönüşmüştü. <strong>32</strong> farz bilgisiyle şeyhlik hayaline kapılmış bu kifayetsiz muhteris, kibir abidesi, daha önce “Cübbeli, asrımızın Bel’am b. Baura’sıdır. İnsan, hoca olur ama ahmaklıktan kurtulamaz.” diyordu.</div> <div>Ancak <strong>Mahmud Efendi’nin</strong> vefatından sonra ölümüne nefret ettiği <strong>Hasan Efendi’ye</strong> karşı “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” mantığıyla <strong>Cübbeli</strong> ile kerhen ittifak kurmuş ve <strong>Cübbeli’nin “Başvekil”</strong> diye seçtiği <strong>İbrahim Uslu’yu</strong> zorla kabullenmişti. <strong>İslamoğlu,</strong> şeyhlik hayaliyle <strong>İbrahim Uslu’nun</strong> öleceği günü iple çekerken, <strong>Cübbeli’ye</strong> sabrı da taşmaya başladı. O kadar ki daha önce verdiği icazetlerde hocası olarak zikr ettiği <strong>Cübbeli’nin</strong> ismini yeni icazetlerden çıkardı. Dolayısıyla <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık,</strong> iki taraf arasında sıkışmıştı: Bir tarafta yıllardır şeyhlik hayali kuran hocası <strong>Ahmet İslamoğlu,</strong> diğer tarafta kendisine şeyhlik gazı veren <strong>Cübbeli Ahmet.</strong></div> <h3><span><strong>Kelepir Arsaya Paralel Medrese...</strong></span></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Sultangazi Uluçam İlim Hizmet ve Kültür Derneği</strong>, <strong>Cübbeli’nin</strong> “Onursal Başkanı” olduğu <strong>Mahmûdî Şûra Dernekler Federasyonu’na</strong> ve <strong>Cübbeli’nin Sultangazi Vekili Hasan Hüseyin Aydınlık’a</strong> bağlıydı. <strong>Aydınlık,</strong> uzun süredir medrese inşaatı için ucuz bir arsa arıyordu. Sonunda şimdi <strong>Uluçam Derneği</strong> tarafından <strong>Sultangazi Esentepe Mahallesi'nde</strong> medrese yaptırılan arsayı buldu. Sahibi, imar planında okul projesine ayrıldığı için, arsayı satmakta zorlanıyordu. <strong>Aydınlık</strong> ve ekibi, “İmar planında okul projesine ayrıldığından dolayı piyasa değerinden çok ucuza düşen bu arsayı aldığımız takdirde imar planı tadilatı yaparak özele çevirebilir misiniz?” diye Sultangazi Belediyesi’ne müracaat etti.</div> <div><strong>Sultangazi Belediyesi</strong> olumu cevap verince piyasada <strong>100</strong> milyon lira değerindeki arsa, <strong>Aydınlık’a</strong> bağlı <strong>Uluçam Derneği’ne</strong> sembolik bir fiyata, 9 milyon liraya satıldı. Ancak imar planı tadilatı, <strong>Sultangazi Belediyesi</strong> İlçe Meclisinden geçtiği halde <strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinde</strong> takıldı. Bunun üzerine paniğe kapılan <strong>Aydınlık, Cübbeli Ahmet’e,</strong> o da <strong>Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu’yu</strong> giderek yalvardı. <strong>Göksu</strong> sayesinde medresenin inşa edildiği arsanın imar planı tadilatı, <strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi</strong> tarafından onaylandı. O yüzden <strong>Cübbeli’ye</strong> 'gebe' kalan <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık</strong>, medrese inşası bitince onu her ay sohbete getirme sözü verdi.</div> <div><strong>Sultangazi Belediyesi,</strong> ilçeye kültürel bir değer katacağı inancıyla bu medreseyi sahiplendiği için, yalnızca arsa teminiyle değil, hafriyat ve malzeme tedarikiyle de medrese inşaatına katkıda bulunuyor. <strong>Sultangazi</strong> <strong>Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun</strong>, “Uluçam İlim Hizmet ve Kültür Derneği’nin Esentepe Mahallemizde başlattığı medrese inşaatını ziyaret ettik. Rabbim hayır sahiplerinden razı olsun.” diye medrese inşaatını müteaddit defalar sosyal medya hesabından duyurmuştu.[7]</div> <h3><span><strong>Cübbeli’nin İştahını Kabartan Sultangazi Çiftliği...</strong></span></h3> <div><strong>Uluçam Derneği, Cübbeli Ahmet</strong>’in desteğiyle külliye inşaatı için yoğun para toplama kampanyası yürütüyor.[8] <strong>Cübbeli Ahmet,</strong> inanç istismarı ile milletin dişinden tırnağından arttırdığı paraları aşıran, helal-haram dinlemeden parasını faize yatıran, <strong>122</strong> bin dolarlık altın tesbih, kızına <strong>250</strong> bin dolarlık İsviçre saati, 70 milyon liralık yat alan, lüks içinde yüzen, Karun hayatı yaşayan tarihin en büyük din tüccarıydı.[9]</div> <div><strong>Mahmut Eren</strong>, kurduğu <strong>Erenler Vakfı’na</strong> bağlı medreselerde <strong>Allah</strong> yolunda hafız ve âlim yetiştirmekle ömrünü geçiren, <strong>Mahmud Efendi’nin</strong> torununu verecek kadar sevdiği mübarek bir insan, hoca idi. <strong>Cübbeli,</strong> ona “İncil okutuyor.” gibi akıl almaz iftiralar atarken, kendisi gibi ümmetin parasıyla <strong>Karun</strong> hayatı yaşayan <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık’a</strong> medhiye düzüyor, medrese inşaatına para yardımı için çağrı yapıyordu:</div> <div>“Biz Hasan Hüseyin Hocayı Allah için çok seviyoruz. Onun bizde müstesna bir yeri var. Herkesin kaçtığı zamanlarda, hiç kimsenin cesaret edemediği dönemlerde, o yine dik durdu, bizimle beraber hareket etti. Dürüstlük, herkeste bulunmayacak bir sıfattır. <strong>Hasan Hüseyin Hoca, Sultangazi'de</strong> 7 katlı medrese yapıyor. Orası bizim sohbet yerlerimizden biri olacak. 3000 kişi aynı anda namaz kılabilecek. 500 tane talebe okuyabilecek. 2000 talebeye yemek verilecek. İnşâallâh Hasan Hüseyin Hoca Efendi'ye sahip çıkın. Her yerde sohbete çağırın. Medrese inşaatına destek için iletişim numarası: O5*3 2*4 ** 1* (14 Eylül 2024).”[10]</div> <div>“Şûrâ-i Müceddidiyye-i Mahmûdiyye tarafından Sultangazi, Arnavutköy, Gaziosmanpaşa başta olmak üzere Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin râbıtasını ve yolunu muhâfaza ile görevlendirilen Hasan Hüseyin Hocaefendi, kıymetli mahdûmları ile Cübbeli Ahmet Hoca’yı ziyâret ettiler.</div> <div>Talebelerinin ahvâlinden, hatme-i hâcegân okutmayı bölgelere yaydıklarından ve birçok yere sohbete başladıklarından bahis ile bazı hizmetlerini beyân etti. Yeni yaptıkları büyük külliye inşâallâh yakın zamanda bittiğinde Sultangazi'de bulunan binlerce cemaati aynı anda alacak kadar büyük olacağından Cübbeli Ahmet Hoca da oraya sürekli sohbetlere gideceğini evvelden beri vaad etmişti.</div> <div>Hasan Hüseyin Hocaefendi, bu kapıyı bulmasına Cübbeli Ahmet Hoca’nın vesile olduğunu, ilk olarak Bursa’daki bir sohbete geldiğini ve ondan sonra medreseye geldiğini beyân edince Cübbeli Hoca: “Sizin gibi vesîle olduğum Hocaefendiler hürmetine inşâallâh Allâh beni yakmaz” diye kendisine duâ etti.</div> <div>Allâh-u Teâlâ, Hasan Hüseyin Hocaefendi kardeşimize çok ziyâde talebeler, faydalı ilimler ve Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin yolunu muhâfaza edecek yüzlerce binlerce vekîl yetiştirmesi için gerekli olan maddî-mânevi imkânâtı müyesser eylesin, kulların kalplerini musahhar eylesin, yanında bulunan onlarca Hocaefendiye de bu yolda devâm, sebât, istikâmet ve makbûl hizmetler ihsân eylesin, her birerlerini kem gözlerden, şerlerden ve şerlilerden muhâfaza eylesin. Âmîn! (5 Ekim 2024).”[11]</div> <h3><span><strong>Ümmete Medrese Değil Aydınlık’a Malikâne...</strong></span></h3> <div>Ancak <strong>Uluçam Derneği</strong>’nin külliye inşaatı için topladığı ümmetin paraları, <strong>Cübbeli’nin Vekili Hasan Hüseyin Aydınlık</strong> ve yandaşlarının lüksüne (ev ve araba) gidiyordu.</div> <div><strong>1. Ev: </strong>Cübbeli’nin verdiği gazla İbrahim Uslu’dan sonra şeyhlik hayaline kapılan Aydınlık, külliyede kendisi için “şeyhe yaraşır” 250 m² ev yaptırıyor. Yani ümmetin paralarıyla ümmete medrese diye aslında Aydınlık’a malikâne inşa ediliyor.</div> <div><strong>2. Araba:</strong> İddiaya göre, kayınbiraderi ve aynı zamanda şoförü olan İsmail Özkaya tarafından kullanılan Aydınlık’ın şahsına ait Skoda Superb marka otomobil, derneğin inşaat borcuna harcanma bahanesiyle 800 bin lira civarında bir paraya satıldı. Bunun yerine Hasan Hüseyin Aydınlık’ın eşi Hatice (Özkaya) Aydınlık’ın üzerine 3.4 milyon liraya sıfır Skoda Superb marka otomobil alındı.</div> <div>Burada iki kalem yolsuzluk vardı:</div> <div><strong>1. İhtilas </strong>(aşırma): Külliye inşaatına katkı diye satılan 800 bin liralık eski arabasının yerine Hasan Hüseyin Aydınlık’a 3.4 milyon liralık yeni araba alınması.</div> <div><strong>2. Mal kaçırma: </strong>Bunun Hasan Hüseyin Aydınlık’ın eşinin üzerine alınması. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), çalışmayan bir ev hanımı, nasıl 3.4 milyon liralık araba alabilir diye Hatice Aydınlık’ın üzerine yapılan bu alımı araştırmalıdır.</div> <div>Bir diğer yolsuzluk iddiası da usûlsüz satış. İddialara göre Uluçam Derneği yetkilileri, kendi mallarını piyasa değerinden çok yüksek fiyatlarla kendi derneklerine satıyorlar. Alan da satan da aynı taraf olduğu, pazarlık ve denetim yapacak bir üçüncü taraf, merci olmadığı için derneğin, kamu kaynaklarının istismarı kolaylaşıyor.</div> <div>İhtilas (aşırma), sadece bundan ibaret değil. İsmailağa yönetimi, “Medreselere bağışlanan malların, yapılan binaların mülkiyetini, şahısların üzerine değil, derneğin üzerine yapın.” diye yıllardır vekilleri uyarır. Zira malları dernek mülkiyeti yerine şahsî mülkiyetine geçiren vekil aniden vefat ettiğinde o malları ailesi sahiplenmekte, böylece medrese hizmetleri durmaktadır.</div> <div>Buna rağmen <strong>Hasan Hüseyin Aydınlık,</strong> “28 Şubat benzeri bir süreçte dernek mallarına el koyulması riski var.” bahanesiyle ümmetin bağışlarıyla elde edilen (menkul, gayrimenkul) malların neredeyse hepsini dernek yerine eşi Hatice Aydınlık’ın üzerine yapıyor. Kız medreselerine yapılan bağışlar da kayıt dışı olarak Hatice Hanımda toplanıyor. Dernekte şeffaflık ve denetim olmadığı için Hatice Aydınlık’ın üzerine ne kadar mal geçirdiği bilinmiyor.</div> <div>Tanıyanlara göre karı-koca <strong>Hasan Hüseyin-Hatice Aydınlık</strong>, yıllardır <strong>Cübbeli</strong> hocaları gibi din ticareti, inanç istismarı, uydurma rüyalar ve zuhuratlar ile milleti kandırarak, uyutarak malı götürüyorlar, mallarına mal katıyorlar. Kendilerini tanıyan cemaatin çoğu, bunların cinlenmiş olduğunu anlatıyor.[12]</div> <div>Herkes meşrebine göre, düzgün kişi düzgün kişilerle, bozuk kişi bozuk kişilerle iş tutardı. Cübbeli, hayatı boyunca skandallarla anılmış, yüz kızartıcı suçlardan yargılanmış bir kişiydi.[13] O yüzden onun gibi yüz kızartıcı suçlardan yargılanmış bir kişinin yüz kızartıcı suçlar işledikleri için İsmailağa’dan atılmış bozuk kişilerle vekillik pazarlığı yapması normaldi.[14] Cübbeli Ahmet’in Hasan Hüseyin Aydınlık gibi ümmetin parasıyla saltanat süren kişileri Sultangazi Vekili yapması da normaldi.</div> <h3><span><strong>Uluçınar Derneği’ne Darbe...</strong></span></h3> <div><strong>Cübbeli Ahmet’in Sultangazi Vekili Hasan Hüseyin Aydınlık’ın</strong> skandalları bundan ibaret değil. Aydınlık çetesinin <strong>İsmailağa</strong> tarafında diye <strong>Sultangazi Uluçınar Derneği’nde</strong> de darbe yaptıkları, <strong>Uluçam Derneği’ndeki</strong> yolsuzlukları burada da yapmak için dernek yönetimini ele geçirdikleri bölge halkı arasında konuşuluyor.[15]</div> <div>.</div> <div><strong>Ahmet Ayaz, dikGAZETE.com</strong></div> <div>[1] https://www.youtube.com/watch?v=lgBSJOBzXUk.</div> <div>[2] https://x.com/hacegaribe/status/1943670442897621377, https://x.com/HaceArif/status/1790283311891275963?s=20.</div> <div>[3] https://x.com/fatihyl84786288/status/1952996718930186245?s=20,</div> <div>https://x.com/gizliservis06/status/1977856124205576558?s=20, https://x.com/gizliservis06/status/1977857199599722869?s=20.</div> <div>[4] https://x.com/Husamettin_TM/status/1964608463633592705, https://x.com/Husamettin_TM/status/1959046848359899540, https://x.com/Husamettin_TM/status/1783118399620432241.</div> <div>[5] https://x.com/gizliservis06/status/1978146865280348649?s=20.</div> <div>[6] https://x.com/gizliservis06/status/1970579202534478198, https://x.com/gizliservis06/status/1970579699513364741.</div> <div>[7] https://www.instagram.com/p/CzYa7xxMJcS/, https://www.instagram.com/p/DECkAwnuu7I/.</div> <div>[8] https://www.instagram.com/reel/DAbdxEHCod3/, https://www.instagram.com/reel/DMfEyj-tDcA/.</div> <div>[9] https://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2013/04/20/bir-tespihin-pesinden, https://www.siyasetcafe.com/cubbeli-ahmetin-kizi-icin-250-bin-dolarlik-saat-iddiasi-gundemi-sarsti-107004h.htm, https://www.dikgazete.com/yazi/cubbeli-her-sey-ona-mubahtir-7631.html.</div> <div>[10] https://www.youtube.com/watch?v=v5BGJ_aKHFI, https://x.com/tarikimahmudiye/status/1834706744716743119, https://www.instagram.com/reel/C_585JJtqRA/.</div> <div>[11] https://x.com/c_ahmetHoca/status/1842576223005765949.</div> <div>[12] https://x.com/muridan34/status/2001728376575307991?s=20, https://x.com/Busranur5454/status/1970875276616769707.</div> <div>[13] https://www.ilkehaber.com/haber/cubbeli-adim-adim-takip-edildi-19867.htm.</div> <div>[14] https://x.com/muridan34/status/1980550394334900486.</div> <div>[15] https://www.facebook.com/Sultangaziulucinardernegi/?locale=tr_TR.</div> <div></div> <div></div> <div></div>