İddianamenin kabulü ve ‘arınma’ çağrısı!

İddianamenin kabulü ve ‘arınma’ çağrısı!

İddianamenin kabulü ve ‘arınma’ çağrısı!

Geçtiğimiz günlerde açıklanan 3 bin 900 sayfalık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu içerikli İstanbul Büyük Şehir Belediyesi iddianamesi kabul edildi.

105’i tutuklu, 407 şüpheli hakkında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı.

Hakkında kamu davası açılan şüphelilerden 99’u örgüt mensubu, 1’i örgütün kurucusu ve lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticileri şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, geri kalanı örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı kişiler olarak iddianamede yer almıştı.

Bu arada; Barış Yarkadaş’ın açıkladığı ve durumdan rahatsız olan bazı milletvekilleri Özgür Özel’e yazılı talep sundular.

Basına yansıyan yazılı metin kısaca şöyleydi:

“Bizler Milletimizin iradesine vekalet verdiği, devletin ve milletin ali menfaatlerini korumak uğruna namus ve şeref sözü vermiş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş felsefesine ve ilkelerine bağlı milletvekilleriyiz.

…Hem kamuoyunda hem de saha çalışmalarımızda tekrarla ve ısrarla bizlere sorulan bazı sorulara cevap vermekte zorlanıyoruz. Partimizin kurumsal kimliğini korumak ve yıpratıcı tartışmalardan uzak tutmak için, aşağıda ifade ettiğimiz üç hususu dikkate almanızı ve gereğini yapmanızı takdirlerinize sunuyoruz.

1. Bazı Genel Başkan Yardımcılarının ve milletvekillerinin isimleri de somut bir şekilde belirtilerek, kendisinden yüklü rüşvetler alındığı iftirasını atan Aziz İhsan Aktaş isimli müteahhite iftira davası açılması,

2. Ciddi iddia ya da iftiralara maruz kalan partililerin konumu ve görevi ne olursa olsun, parti içinde bir muhakeme sürecine tabi tutulması ve bunun için gerekirse bir heyet kurulması,

3. Bu süreçte itirafçı ya da iftiracı konumda olup birçok belediye başkanımızın ya da partilimizin cezaevinde tutulmasına ve partimizin zan altında kalmasına neden olan kişilerden halen parti üyeliği devam edenlerin ilişiklerinin kesilmesi.”

Bunun ardından ve iddianamenin kabul edilmesinden bir süre önce ise CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bir video paylaşmış, “Yolsuzluklara bulaşmış olanlar partiden arındırılmalıdır” demişti.

Kılıçdaroğlu; “Birincisi, siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap sorabilmek için de hesap vermekten kaçınmamak gerekir. Hesap vermek her bir CHP’linin namus borcudur. Her siyasi parti ve her siyasetçi savrulabilir, geri durabilir, rüşvet ve yolsuzluk sarmalına bulaşabilir ve hatta ihanet zincirine de tutunabilir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz, bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz. Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi, aziz milletimizi ahlaki uyanışa davet eden bir parti olmalıdır” demişti.

Kılıçdaroğlu’nunparti arınmalı’ çıkışı sonrası Ali Akyıldız, Ali Özcan, Ali Özgündüz, Ali Şeker, Atila Sertel, Feramüz Şahin, Gaye Usluer, Kemal Zeybek, Mehmet Tüm, Müslim Sarı, Nihat Yeşil, Servet Ünsal, Tamer Kanber, Ünal Demirtaş, Yıldırım Kaya, Züheyir Amber’in aralarında bulunduğu CHP’li 16 eski milletvekili de Özgür Özel’e mektup göndererek Kılıçdaroğlu’nun çıkışına destek verdiler.

Mektubun öneri bölümünde şu ifadeler yer aldı:

Sayın Genel Başkanım;

Bu çerçevede önerilerimiz şunlardır:

1. Konumu ve görevi ne olursa olsun, haklarında çeşitli iddialar bulunan veya açıkça iftiraya uğradığını belirten partililerle ilgili iddiaların araştırılması amacıyla bağımsız bir parti içi heyet oluşturulmalı; inceleme süreci hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmelidir.

2. Araştırma sonucunda iddialara ilişkin delil ve emare elde edilmesi halinde, yargı sürecinden bağımsız olarak gerekli tedbirler alınmalı ve disiplin süreci işletilmelidir.

3. Kendilerine iftira atıldığı iddiasında bulunan parti üyelerinin, iddiada bulundukları kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmaları sağlanmalı; bu yola başvurmayanlarla ilgili de disiplin süreci başlatılmalıdır.

4. Bütün bu süreçlerin sonunda olayın sorumluları, haklarında yapılan işlemler ve bundan sonraki adımlar kamuoyuna açık bir şekilde duyurulmalıdır.”

Bitmedi…

İstanbul’da CHP ilçe başkanlığı yapmış 30 eski isimden de ültimatom gibi bir çağrı geldi!..

Yapılan açıklamada;CHP, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu gibi hayatlarının her aşamasında hesap vermekten korkmamış olanların, gerektiğinde hesabını verebilenlerin partisidir. Ne var ki; partimiz hiçbir döneminde olmadığı kadar ciddi töhmet ve şaibe iddiaları ile karşı karşıyadır. Partimiz bu iddiaları üzerinde taşımamalı, bu iddialara karşı kalkan yapılmamalıdır! Adı yolsuzluk iddiaları ile anılan parti üyelerinin, aklanana kadar üyelikleri askıya alınmalıdır. Pirincin içindeki beyaz taşlar ayıklanmalıdır.
Partimizin değerleri ile örtüşmeyen troller, satılık kalemler, kriminal medya patronları eliyle önceki genel başkanlarımıza ve yöneticilerimize hakaretleri organize eden yapılar CHP içerisinde barındırılmamalıdır. Uğur Mumcu'nun deyimi ile "Diplomalarını mor binliklere kiralayan" gazetecilerin ve akademisyenlerin, sermaye çetelerinin, sağı solu belli olmayan devşirmelerin, belediye bordrolu foncuların ve kaşecilerin, okyanus ötesi kalıntılarının, trollerin CHP’nin siyasi ve ahlaki rotasına yön vermelerine geçit verilmemelidir. CHP Genel Başkanlık makamını; tarihimizden aldığımız bilinç ve sorumlulukla değerlerimize, hukukumuza, kurumsal kimliğimize sahip çıkmaya davet ediyoruz!..”
denildi.

Bütün çağrılara kulağını tıkayan ve Ekrem İmamoğlu’nun özel kalemliğini yapan Özgür Özel ve onun peşine takılmış görünenler; insan taşınan mitinglere kanıp, bütün CHP’lilerin kendileriyle oldukları vehmine kapılıyorlar!

Fakat parti içinde bazı vekillerle, eski vekiller ve partiye gönül verenler, İmamoğlu ve Özel’in partiye zarar verdiğini örtülü de olsa dillendirmeye başladılar!

Kemal Kılıçdaroğlu’nunarınma’ çağrısının ardından Kılıçdaroğlu’nu, “Erdoğan’ın adamı” olmakla, ‘hainlikle’ ve dahi birçok ağır suçla itham edip, küfür ediyorlar ve üstüne de partiden ihraç edilmesi için anket yapıyorlar!

Diğer hiçbir talep hakkında konuşmayan Özgür Özel de; Kılıçdaroğlu’nunarınma’ çağrısıyla ilgili, Kıılçdaroğlu’nu suçlayarak sıyrılmayı düşündü!

Görünen şudur ki; Ekrem İmamoğlu, iddianamedeki suçlamalardan ceza alırsa, özel kalem Özgür Özel, ceketini bile alamadan partiyi terk etmek zorunda kalacağı gibi, etrafındaki alkışçılar da kuş olup uçacak!

İmamoğlu’nun talimatıyla bugün partilileri ihraç eden Özgür Özel, CHP’de üye olarak kalabilecek mi; onu da zaman gösterecek!..

.

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com

...