- 31-01-2026 08:18
- 1439
Özel kalemin dönüşü!..
Ekrem İmamoğlu tutuklandığı günden bu yana İmamoğlu’nun adeta özel kalemi gibi davranan, onun adına mitingler yapan ve Silivri’den haftalık talimat alan Özgür Özel, İBB iddianamesinin açıklanmasından sonra, iddianamenin boş ve iftira olduğunu söylemişti.
Özel, hukukçuların ve başta ceza hukukçusu Ersan Şen’in “İBB iddianamesine boş demek mümkün değil. Sayfa sayısına çok takılmıyorum ama böyle bir iddianameye kimsenin, Cumhuriyet Halk Partililerin de boş ya da hukuktan uzak demeleri doğru değil” demesi sonrası da ısrarla İmamoğlu’nu savunmuştu!
Onun için varsa yoksa ‘Ekrem başkanım’dı ve dünyanın bir numaralı lideriydi; suç işleme ihtimali yoktu!..
Hatta bir konuşmasında; “Benim işim ceketi çıkarıp kolları sıvamak değil, benim işim ceketi çıkarıp kolları sıvayacak olanı dışarı çıkarmak” diyerek; kendisinin “emanetçi genel başkan” değil, “özel kalemi” olduğunu bile açıklamıştı!
İşte bu Özgür Özel, katıldığı televizyon programında, gazetecilerin soruları karşısında; “Bu kadar iş içinde bir kurumda kusursuz, yanlış yapılmaması mümkün mü? 90 bin kişinin çalıştığı İBB'de mutlaka hırsız, yolsuz ve rüşvetçi vardır” demiş!..
Ne oldu da Özel, ikinci kez böyle bir söz söyledi!..
Daha önce Manavgat Belediyesi’ndeki rüşvet ve gözaltı olayı sonrası ellerinde 32 saatlik görüntü olduğunu belirterek, “O baklavacı var ya, bir ay önce polis onu almış, kaçak içkiden ve şüpheli paketten, yüzde 99 uyuşturucuyla yakalamış. O baklavacıyı bir ay eğitmişler, oraya göndermişler. Baklava kutusunu bir ay planlamışlar. Baklavacıyı kendince itirafçı yaptılar. İnceledik, gördük ki, baklavacı sizin işbirlikçiniz! Kaçak içki, uyuşturucu işiyle almışlar, bir ay salmışlar, kumpası kurmuşlar” demiş ve AK Parti’nin kumpas kurduğunu ileri sürmüştü!
Çok geçmeden Manavgat Belediyesi’ndeki rüşvet çarkına ilişkin görevlendirdikleri iki muhakkik raporunda iç açıcı şeyler olmadığını belirtip, rüşveti doğrulayarak, itirafta bulunmuştu: “Görüntüleri ilk izlediğimde kaynar sular başımdan döküldü. Allah bin kere cezasını versin!..”
İmamoğlu’nu ölümüne savunurken; “İBB'de mutlaka hırsız, yolsuz ve rüşvetçi vardır” demesi, Manavgat olayında olduğu gibi, yapacağı büyük ‘U’ dönüşünün ön açıklaması mı acaba?!.
Torpil… İltimas!..

Hafta içi muhalif basın organlarında “AKP’li vekilin kızına özel kalem müdürlüğü” başlıklı bir haber yer aldı!
“AKP Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy’un kızının, Bafra Belediyesi’nde özel kalem müdürü olarak atanması tartışmalara neden oldu” şeklinde spottan verilen haberin içeriği ise şöyleydi:
“CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, bu atamanın kamu vicdanını zedelediğini ifade ederek AKP Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy’un kızının, Bafra Belediyesi’nde özel kalem müdürü olarak atandığı iddiasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Çan, söz konusu atamayla ilgili Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Sakarya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden yeni mezun olan ve Bafra ilçesiyle herhangi bir bağı bulunmadığı belirtilen N.G’nin, istisnai kadrolardan biri olan özel kalem müdürlüğü görevine getirilmesi tepkiyle karşılandı.”
Murat Çan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:
“Bafra Belediyesi’nde halen görev yapan özel kalem müdürü kimdir, göreve başlama tarihi nedir, Söz konusu atama hangi mevzuat hükümleri gerekçe gösterilerek yapılmıştır? Atanan kişinin belediye ile sözleşme ya da memuriyet statüsü nedir? Son 10 yıl içinde Bafra Belediyesi’nde istisnai kadro kapsamında kaç özel kalem müdürü atanmıştır? Bu atamaların kaçı belediye başkanları, milletvekilleri veya siyasi parti yöneticilerinin birinci derece yakınlarıdır?”
Bu haberden sonra Bafra’da yayın yapan yerel gazete ve haber sitelerini taradık. Haber doğrulanıyor ve genel olarak şu satırlara yer veriliyordu: “Hamit Kılıç, bir milletvekilinin kızını özel kalem müdürü olarak işe aldı!
Edinilen bilgiye göre, Belediye Başkanı Hamit Kılıç, AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy’un kızı Nursima Gülsoy’u Bafra Belediyesi özel kalem müdürü olarak görevlendirdi.
Nursima Gülsoy’un gerekli evrakları Bafra Belediyesi’ne teslim ettiği, yapılan başvurunun ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandığı öğrenildi.
Kulislerde bu atamada Seydi Gülsoy’un AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu ile olan yakınlığının etkili olduğu konuşuluyor.”
Haberin devamında Bafra Belediyesi’nde daha önce de aynı şekilde özel kaleme alınanlar olduğu, isimleriyle verilip, bunların memur statüsüne geçtikten sonra Bafra’dan gittiklerine yer veriliyordu!
Bafra Belediyesi bu konuda ilk değildir!..
Çünkü daha önce de eşine, kızına kadro veren dekanlar, yakınlarını işe alan rektörler, amcasının oğlunu, dayısının kızını, teyzesinin damadını işe alan, kendi damadını müdür yapan belediye başkanları, akrabalarını özel kalem yapan müdürler, yakınını koruma ya da şoför alan kimseler… vs… gibi çok haber görmüştük!
Hatta “Hangi adalet, hangi liyakat?!.” (*) yazımızda da Özlem Zengin’in kardeşine vurgu yapmıştık!..
Yani bu haberler şaşırtmıyor artık!..
Burada kul hakkı var; hak edilmeyen iş, torpil, iltimas, vebal var demenin de bir anlamı yok!..
Çünkü kul hakkını filan takan yok!..
Geldiğimiz noktada ise şunu söyleyebiliriz: AK Parti’yi “torpil-iltimas, mülakatsız işe alma-sözlü mülakat”; “ekonomi-emekliler” (Başkaları üzerinden şahit olduğum ve 28 Şubat döneminde bile görmediğim zulmü bana da yaşattıkları), ‘adaletsizlik’ bitirecek!..
.
Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com
(*) Hangi adalet, hangi liyakat?!.
https://www.dikgazete.com/yazi/hangi-adalet-hangi-liyakat-8593.html