- 10-01-2026 07:56
- 181
Mithat Cemal Kuntay ve Üç İstanbul…
Mithat Cemal Kuntay, 1885 yılında İstanbul'da doğdu...
Babası Selim Sırrı Bey’in ailesi Arnavutluk’un en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İşkodra’dan gelmiştir. Annesi Yunanistan Tırhala’dan Samiye Hanım’dır.
Orta öğrenimini Aksaray’da Mekteb-i Osmaniye Rüştiye’sinde, Saint Joseph Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini ise Vefa Lisesi’nde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuk’tan birincilikle mezun olmuştur.
17 yaşındayken babasını kaybetmesi nedeniyle ailesinin geçimini sağlamak için öğrencilik döneminde gazetecilik, özel öğretmenlik ve daha sonra avukatlık yapmıştır.
Yazdığı vatanseverlik şiirleriyle Türk edebiyatında yer edinmişse de, asıl çıkışını Üç İstanbul romanıyla yaptı.
Mithat Cemal Kuntay’ın hayatında önemli yer edenlerden biri, Mehmet Akif Ersoy’dur. Kendisi 1885, Mehmet Akif Ersoy 1873 doğumlu ve aralarında hem yaş hem de dünya görüşü farkı olmasına rağmen müthiş bir arkadaşlık-dostluk vardır.
Mehmet Akif ile birlikte yazdığı ‘Elhamra’ adlı şiiri ve ‘Acem Şahına’ adlı manzumeyi Resimli Kitap’ta yayımladı.
1908 yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başladı ve eğitimini tamamladığında “Türkiye’de ilk hukuk doktoru” ünvanını aldı.
1923 yılında noterliğe başlayan Kuntay, Beyoğlu 4. Noterliği’ne tayin edildi. Ömrünün sonuna kadar noterliği sürdürdü.
Kuntay, 30 Mart 1956 günü akciğer kanserinden hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Üç İstanbul…
Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay’ın yazdığı tek roman ve en önemli eseridir.

Esasen Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminin konu edildiği ve Kuntay’ın 1936'da yazıp, 1938’de yayımladığı eserde İkinci Abdülhamit, İkinci Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul’u anlatılır demek daha doğru olur.
Adnan, Süheyla, Belkıs ve Salim’in öncü karakterleri oluşturduğu eserde, bu üç dönem, Adnan’ın yaşamını içine alır...
Roman kahramanı Adnan, başlangıçta 20 yaşlarındayken, romanın sonlarında 50’li yaşlardadır.
Bazı yazı ve söylemlerde yazarın kendi hayatını anlattığı belirtilerek, Adnan’ın Mithat Cemal Kuntay olduğuna vurgu yapılır.
Doğrudur… Çünkü Adnan’ın yaptığı işler tıpkı Kuntay’ın yaptıklarıyla bire bir aynıdır.
Örneğin; Adnan başlangıçta verem hastası annesiyle gariban bir hayat sürmekte; geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler vermekte ve gazeteye yazı yazmaktadır. Aynı zamanda kendi yaşadığı dönemi de yazmaktadır. İlerleyen bölümlerde biraz da ilişkilerini kullanarak avukat olmuştur.
Ana karakterleri oluşturan Adnan, Süheyla, Belkıs ve Salim’in yanısıra eserde başka romanlara nazaran çok sayıda yan karakter diyebileceğimiz kişiler yer almaktadır...
Ana karakterleri oluşturan Adnan, Süheyla, Belkıs arasında geçenler de adeta bir aşk üçgenidir!..
Adnan, evli olan Belkıs’a aşıkken, Süheyla Adnan’a aşıktır!..
Türk romanında klasikler arasına giren Üç İstanbul, 1983 yılında TRT tarafından televizyon dizisi olarak da çekilmiştir.
Bana, “okuduğun romanlar içinde en iyi 10 romanı yaz” deseler ki; “Ahmet Kaya 3-5 kuruş atardı!.. ‘Tüccar avukat Ersan Şen…’ ve 10 Türk romanı…” (*) başlıklı yazıda yazmıştım. İçinde mutlaka Üç İstanbul olurdu!.. Oldu da…
İlginç olan ben ne zaman Üç İstanbul kitabını görsem, duysam veya tekrar okusam aklıma hep ‘Yalnızız’ gelir!.. Yalnızız için aynı şeyler olunca da Üç İstanbul gelir!..
İki romanın iki kahramanı Adnan ve Samim, bende bu duyguyu oluşturuyor!..
.
Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com
