- 02-01-2026 08:03
- 1353
Türkiye'nin tehdit algısı SDG/YPG’den DAEŞ/IŞİD’e neden evrildi?
Türkiye’nin ulusal güvenlik değerlendirmesindeki tehdit önceliklendirmesinde birkaç gün önce alışılmadık şekilde bir değişiklik yaşandı. Nasıl mı? Türk kamuoyunun, hatta bölgedeki mevcut küresel güçlerin gündeminde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzeydoğu Suriye’de ABD destekli, Mazlum Abdi komutasındaki SDG güçlerine yönelik askerî operasyonu vardı.
Hatta Türk Dışişleri Bakanı, Millî Savunma Bakanı ve İstihbarat Başkanının Şam temasları, neredeyse Türkiye’nin her an Suriye Demokratik Güçlerine saldırıya geçeceği şeklinde yorumlanıyordu. İçerde ve dışarda etkili bazı odaklar, sanki bu askeri operasyonun bir an önce gerçekleşmesini istiyordu.

Belki bu nedenle bu üçlü ziyaret ana akım medyada büyük bir gözdağı gibi sunulmak istendi; ancak Şam yönetimi, ziyaretçilerle aynı fikirde olmadığını iki ülke hariciye bakanının ortak basın toplantısında gösterdi. Türk yetkilinin açıklama yapması engellendi. Bu ne demekti? Bu ne cüretti?
Türkiye’nin tehdit sıralaması değişiyor mu?
Ancak üç önemli gelişme nedeniyle bu gündem yerini başka tehditlere bıraktı. Birincisi, Karadeniz’de Türk gemilerine ateş açılması ve bazı insansız hava araçlarının Türk hava sahasından geçerek, başkent Ankara başta olmak üzere bazı mahallere düşmesiydi. İkincisi, Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti taşıyan uçağın yine başkent Ankara il sınırları içinde düşmesiydi. Üçüncü ve şimdilik en son gelişme ise 29 Aralık 2025’te Yalova’da DEAŞ/IŞİD’e yönelik bir terörle mücadele operasyonu ile gerçekleşti.
Yalova Elmalık Köyü’nde bir eve yapılan baskın sırasında şüpheliler, güvenlik güçlerine ateş açtı ve çatışma çıktı. Çatışmada 3 polis memuru şehit oldu, çok sayıda polis ve bir bekçi yaralandı. Operasyonda 6 DEAŞ/IŞİD mensubu etkisiz hâle getirildi. Olay, Türkiye genelinde DEAŞ’a karşı sürdürülen geniş kapsamlı operasyonların bir parçası olarak değerlendirildi.

Yalova’daki çatışma, DEAŞ gibi radikal örgütlerin Türkiye için hâlen somut ve yakın bir iç güvenlik tehdidi olduğunu ortaya koydu. Söz konusu yapıların yalnızca sınır ötesinde değil, Türkiye’nin batısında dahi hücre yapılanmaları kurabildiği ve silahlı direniş gösterecek düzeyde örgütlü olduğu anlaşıldı.
Avrupa’da İsviçre ama şimdilik?
Bu terör olayının gerçekleştiği gün, “DAEŞ/IŞİD teröristleri Avrupa ve Türkiye’de saldırı hazırlığında mı?” başlıklı yazımın yayına girmesi ne acı bir tesadüf oldu. Aynı yazıda, IŞİD orijinli terör olaylarının Avrupa’da patlak verebileceğini belirtmiştim.
Nitekim, iki gün sonra 1 Ocak 2026’da, İsviçre’nin Valais Kantonu’ndaki ünlü kayak merkezi Crans-Montana’da yılbaşı kutlamaları sürerken, saat 01.30’da, Le Constellation adlı barda çıkan yangında yaklaşık 40 kişi hayatını kaybetti.

Kimi haberlerde can kaybına yol açan yangının havai fişeklerin patlamasıyla başladığı belirtilirken, kimi haberlerde büyük mumların tavana yakın tutulmasıyla tavandaki malzemenin bir anda tutuştuğu ve çok kısa sürede her tarafa yayıldığı vurgulanıyor.
Bu acı olayın gerçekleştiği Crans-Montana, elit bir kış turizm merkezi. İsviçre Alpleri’nin Valais kantonunda yüksek bir konumda yer alıyor; yaklaşık 10.000 nüfuslu, hareketli bir tatil kasabası. Ünlü Matterhorn Dağı’na bakan bir manzarası var. Yakındaki Verbier’in aksine, zengin İngilizce konuşan bir kitleyi kendine çeken Crans-Montana, ağırlıklı olarak zengin Avrupalılar arasında popüler.
Yangın kaza mı sabotaj mı?
Bu üzücü olay, ilk bakışta bir ihmal ya da talihsiz bir kaza izlenimi verse de terör eylemi niteliğinde planlı bir sabotaj olabileceği ihtimali bütünüyle göz ardı edilemez. Özellikle kapalı ve kalabalık eğlence mekânlarında yangın güvenliği konusunda yüksek standartlar uygulayan Avrupa ülkelerinde, bu tür faciaların yaşanması soru işaretlerini artırmaktadır.
Nitekim Avrupalılar, bu tür işletmelerin ruhsatlandırılması, denetlenmesi ve güvenlik önlemleri konusunda genel olarak oldukça duyarlıdır. Bu nedenle, olayın yalnızca basit bir ihmal zinciriyle açıklanması, kamuoyunu tatmin etmeyen eksik bir değerlendirme olarak kalabilir.
Yaktın bizi Kartalkaya!..

Crans-Montana’daki bu trajik yangın, 21 Ocak 2025’te Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nin tanınan otellerinden Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı otel yangını ile benzerlik gösteriyor mu, bilemiyorum? Çünkü çok karanlık!
YPG/SGD’ye tanınan süre dolunca ne olur veya ne olmaz?
Ankara’nın, SDG’nin ana bileşeni olan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) bir uzantısı olarak gördüğü bilinen bir husus. Türkiye açısından bakıldığında, SDG’nin sahadaki mevcudiyetinin sürmesi ve bu yapının Şam’daki resmî makamlarla doğrudan bir koordinasyon modeline geçememesi, olası bir sınır ötesi askerî operasyon için artan diplomatik ve hukuki meşruiyet zemini anlamında.
Ankara, bu yeni dönemde hem sahadaki riskleri minimize etmeyi hem de kendi güvenlik doktrinine uygun bir operasyonel çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Türkiye, gerçekten askerî müdahalede bulunacak olursa, bunu muhtemelen doğrudan değil; Suriye ordusu içinde konuşlanmış ve Suriye Millî Ordusu’na bağlı vekil birlikler aracılığıyla yapacaktır.
Mazlum Abdi, PKK’nın kurucu önderi Apo ile görüştürüldü mü?
BBC News Türkçe’nin 23 Kasım 2025 tarihli haberinde, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) komutanı Mazlum Abdi’nin, Türkiye’deki yeni süreçle ilgili olarak Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşme yapılması gerektiğini dile getirdiği bilgisi yer almıştı.
Söz konusu haberde Mazlum Abdi, bu çerçevede kendisinin de Türkiye’ye gidebileceğini ifade etmiş, “Madem bu durum çözüme olumlu katkı sunacak, neden gitmeyelim? Olumlu görüyoruz” demişti. Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan röportajında ise sürece destek vermek istediklerini belirten Abdi, “Bazı sorunların çözümü noktasında Rojava ile İmralı arasında görüşmeler yapılması gerekiyor” açıklamasında bulunmuştu.
Abdi, bu sorunlar kapsamında Suriye’de bulunan PKK’lıları işaret etmiş ve “Bazı konular var; örneğin kuzeyli bazı savaşçıların varlığından söz ediyorlar. PKK’lılardan bahsediyorlar. Bunu ancak İmralı çözebilir” ifadelerini kullanmıştı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de aynı dönemde yaptığı farklı açıklamalarla SDG’ye, Öcalan’ın örgüte yönelik çağrılarını dikkate alma yönünde çağrıda bulunmuştu. Bu çağrıya yanıt olarak, SDG lideri Mazlum Abdi’nin Abdullah Öcalan ile mektuplar aracılığıyla görüş alışverişinde bulunduklarını ifade ettiği aktarılmıştı.
Biraz daha geriye gidelim…
12 veya 13 Mayıs'ta Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, PKK’nın fesih kararına ilişkin yaptığı açıklamada, Devlet Bahçeli’ye dikkat çekerek “Bahçeli’nin kafasında Suriye’nin kuzeyinde Türkiye himayesinde bir Kürdistan projesi olabileceğini düşünüyorum” dediğini Türk kamuoyu öğrendi.
Erdoğan ve Mazlum Abdi görüşmek istiyor Ahmet El Şara engelliyor!..
Sonra ne oldu biliyor musunuz? 7 Aralık 2025 Pazar günü servis edilen bir haber analizde; Avrupa Ortadoğu ve Kuzey Afrika Araştırmaları Enstitüsü (EISMENA) Direktörü Adil Baxewan’ın, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi’nin görüşmek için anlaştığını ancak Suriye’nin Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın bu görüşmeye engel olmak istediği şeklindeki iddiası gündeme taşındı.

Baxewan’ın “Ahmed Şara, Rojava’nın Başûr’a (Irak Kürdistan Bölgesi) dönüşmesini istemiyor” başlıklı analizi şöyle:
Bir: Erdoğan ve Mazlum Abdi çok yakın bir zamanda bir araya gelmek için adım attı ve her iki taraf da bunun hem Kürtlerin hem de Türklerin çıkarına olduğuna inanıyor.
İki: Irak Kürdistan Bölgesi, ortaya çıkan bu yeni durumda belirleyici bir role sahip.
Üç: Abdi ile Erdoğan’ın görüşmesinden sonra, Mazlum Abdi ile Abdullah Öcalan bir araya gelmesi de planlamada yer alıyor.
Dört: Ahmed eş-Şara, hem Suudiler hem de Amerikalıları Mazlum Abdi ile Erdoğan’ın buluşmasını engellemek için yardıma çağırdı; çünkü Rojava’nın “Başûrlaşması”nın (Irak Kürdistanı’na benzemesinin) Suriye açısından bir tehdit oluşturacağını düşünüyor.
Beş: Şam, Riyad’a ne kadar yaklaşırsa, Ankara ile Kamışlo da o kadar birbirine yaklaşıyor.
Altı: Yüksek ulusal çıkarlar; ideoloji, tarih, din ya da kültür tanımaz.
Yedi: Kürtler için tarihsel bir karar anıdır. Peki Kürtler hangi cephede yer alacak? İsrail mi yoksa Türkiye mi? İran mı yoksa Türkiye mi?
Ne anladınız?
Sizlerin ne anladığını elbette ben bilemem. Ancak bu satırları okumayı tercih ettiğinize göre, benim neyi kastettiğimi de büyük ölçüde kavradığınızı düşünürüm.
Benim anladıklarıma gelince; her şeyden önce Türkiye’nin tehdit algısı değişmiştir. Bugün birincil tehdit, YPG/SDG değil; bizzat Trump’ın itiraf ettiği üzere Amerikalılar tarafından kurulan ve bazı Avrupa ülkelerince desteklenen DEAŞ/IŞİD terör örgütüdür.
Türkiye, şimdilik Suriye’deki SDG varlığına yönelik operasyonel tedbirleri dondurmuş, ancak bu seçeneği rafa kaldırmamıştır. Öcalan üzerinden Mazlum Abdi ile muhabere, yani haberleşme kanalı işletilmektedir. Aynı zamanda Kuzeydoğu Suriye’deki Kürt varlığıyla bütünleşme süreci de kontrollü biçimde sürdürülmektedir.
Bir diğer neden ise, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilerleyen Ankara’nın, Suriye sahasında Kürt halkıyla doğrudan bir çatışmayı tetikleyecek taktik bir hataya bilinçli olarak sürüklenmek istememesidir.
Zira böyle bir çatışma, yalnızca askerî sonuçlar doğurmakla kalmayacak; Türkiye’nin bölgesel meşruiyetini zedeleyecek, ABD ve Avrupa merkezli aktörlerin elini güçlendirecek ve Ankara’yı uzun vadede stratejik açıdan dezavantajlı bir pozisyona itecektir.
Bu nedenle Türkiye, sahadaki askerî seçeneklerini tamamen devre dışı bırakmaksızın, Kürt toplumsal varlığı ile silahlı yapıları birbirinden ayıran, kontrollü ve çok katmanlı bir güvenlik mimarisi inşa etmeyi tercih etmektedir.
Bununla birlikte Ankara, kim ne derse desin; Amerikancı, İngilizci ve Rusçu çizgiler arasında savrulan, geçmişi terörle irtibatlı Ahmet el-Şara yönetimine, görünürdeki desteğine rağmen mesafelidir.
Neden mi? Çünkü bu Jolani ve tayfası, İdlib’te Türk askerleri tarafından Suriye rejim ordusuna ve Rus uçaklarının bombardımanına karşı korunurken; ABD’nin Suriye’deki son Büyükelçisi Robert Ford ve İngiliz diplomatlar, 2023‘te İdlib’te bu kabasakala sözde devrim sonrasındaki tutumu, dili ve pozisyonu hakkında doğrudan bilgi aktarıyordu.
Ruslar ise kendi ülkelerinde çalışan ve bir Rus vatandaşıyla evli olduğu için Rusya pasaportu taşıyan kardeşi, şimdiki Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Dr. Mahir Şara aracılığıyla “bay terörist” Jolani ile temas hâlindeydi.
Türk Devleti bunlardan habersiz miydi sanıyorsunuz?
Bazı atanmış bürokratların Şam temaslarında verdiği samimi görüntülere aldanılmamalıdır. Devlet aklı, o görüntülerin ne tam içinde ne de tamamen dışındadır. Günü gelince ne demek istediğim daha iyi anlaşılır diye umuyorum.
.
Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com
омюр челикдёнмез, Дикгазете
Seçilmiş Kaynakça
Doğu Perinçek: "Devlet Bahçeli'nin kafasında, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye himayesinde bir Kürdistan projesi olabileceğini düşünüyorum." pic.twitter.com/Q26oKFD612
https://www.dw.com/tr/kartalkaya/t-71380159
https://www.dikgazete.com/yazi/n-a-8574.html
https://www.bbc.com/turkce/articles/czxpge70llxo
https://www.bbc.com/turkce/articles/c4gvdg5g7dvo
https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/121220256
https://www.bakunetwork.org/ru/news/analytics/15215
https://harici.com.tr/robert-ford-ahmed-sara-ile-2023te-idlibde-gorustum/
https://medyascope.tv/2025/12/07/iddia-erdogan-ile-mazlum-abdi-gorusmek-icin-anlasti/
https://www.dikgazete.com/yazi/turk-ordusu-hareketli-suriye-de-her-an-her-sey-olabilir-8507.html
https://bianet.org/haber/mazlum-abdi-ocalanla-temasimiz-oldu-turkiye-imraliyi-ziyaretimizden-korkmamali-313820
https://www.reuters.com/world/europe/several-killed-after-explosion-swiss-ski-resort-bar-bbc-reports-2026-01-01/
https://www.yanginguvenlik.com.tr/yayin/329/bolu-kartalakaya-da-cikan-otel-yangininda-bilinmeyen-gercekler_36180.html
https://www.trthaber.com/haber/dunya/isvicrede-kayak-merkezinde-patlama-onlarca-olu-yuzden-fazla-yarali-var-930253.html
https://12punto.com.tr/siyaset/perincekten-carpici-iddia-bahcelinin-kafasinda-turkiye-himayesinde-kurdistan-projesi-olabilir-85829
https://www.theguardian.com/world/2026/jan/01/several-dead-and-injured-in-explosion-swiss-ski-resort-town-crans-montana-police-say
https://gazeteoksijen.com/turkiye/ankaradan-havalanan-falcon-50-tipi-ozel-jet-dustu-libya-genelkurmay-baskaninin-icinde-bulundugu-ucagin-enkazina-ulasildi-260530