- 30-12-2025 17:18
- 2200
Z KUŞAĞI BU FİLMİ SEYRETMELİ!..
... Ve nasıl bir cendereden çıktığımızı görmeli.
İstanbul 79 filmi…
Eski Türkiye’nin bir özeti gibidir
Aslında K. İnanır’ın filmlerinden pek hazzetmem ama bu filmde geçmişte neler yaşadığımızı gösterince dikkatimi çekti.
ÖZET…
Film; Anadolu'dan göç eden ve geçim sıkıntısı çeken namuslu bir ailenin İstanbul’da neler yaşadıklarını anlatır.
Kanal değiştirirken TV 360'ta denk geldim.
Bakkaldan 2 paket sağlığa zararlı margarin yağı almak için bile insanların kuyruğa girmiş halini görünce seyretmeye devam ettim.
KARABORSA…
Tüpçüden tüp, Akaryakıt istasyonundan benzin alamıyorsunuz.
Temel gıda maddeleri hatta sigara bile raflarda bulunmuyordu o zamanlar. Hepsi ama hepsi karaborsa. Yok...
Benzincinin eline birkaç lira sıkıştırmadan depoyu ‘full’leyemezdiniz. 5 litre alma hakkınız var. O da seni nereye kadar götürürse.
DÜRÜST VE NAMUSLU OLMAK PARA ETMİYOR!..
Ömer (Kadir İnanır) kamyonla sokakta tüp satıyor (O zamanlar doğalgaz yok)
Ama patronu, tüpleri depolayıp karaborsa satmak isteyince Ömer karşı çıkıyor. Tartaklanıp işten atılıyor…
Kafayı dağıtmak (!) için pavyona gidiyor.
Konsomatris, pahalı içki isteyince parası yetmediğinden utanıyor.
Ve…
Pavyondan çıkıp gidiyor.
Ama aklı o konsomatriste kalıyor.
Bir daha gidiyor.
Bu sefer konsomatrisin belalısı ortaya çıkıyor. Kavga ediyorlar
Kadın teşekkür için evine davet ediyor.
Eve geldiklerinde düğmeye basıyor ama elektrik yok
Ömer ona:
“Burası Türkiye yaşadığına şükret” diyor.
Kadın banyo yapıp çıktıktan sonra ceketini eline verip 'güle güle' diyor.
Ömer böyle şeylere alışık olmadığı için şaşalıyor.
Konsomatris ona; “Benim için kavga ettin diye sana âşık olacağımı mı sandın? Paran olunca dükkâna yine beklerim!” deyince Ömer iyice dağılıyor.
Ve…
Vurgun yemiş gibi evden çıkar…
Ama dedim ya!.. Anarşi ve terörün kol gezdiği günlerdir o günler.
Z kuşağı o günlerde giyilmiş eski bir ayakkabının veya ceketin para ettiğini bile bilmez.
İşte Ömer'i de serseriler soymak istiyor ama para yok. Onlar da dövüp ceketi, ayakkabısı ne varsa alıp kaçıyorlar.
Bu arada;
Dış mekânda askeri cemselerin gezdiği görülür.
Filmde bahsi geçmez ama o yıllarda sıkıyönetim var. Yolda, okulda hemen hemen her yerde anarşi var. Bankalar devamlı soyulduğu için askerler kapısında nöbet tutuyor.
Yani;
Ülke o hale gelmiş ki, değerli Z Kuşağı! Tutulacak bir tarafı kalmamıştı.
KAVANOZ DİPLİ DÜNYA…
Bunu kanaat getiren Ömer, madem bu dünya kavanoz dipli, o halde çivi çiviyi söker hesabı mafyatik çakallara katılır.
“BU İŞ YASA İŞİ DEĞİL BİLEK İŞİDİR”
Tam bu sırada namusuyla yaşamak isteyen ailenin kızı, kaçırılıp tecavüze uğrayınca erkek kardeşi Ömer’e; “bırakalım cezalarını kanun versin” der
Ama Ömer artık kararını vermiştir: “Bu iş yasa işi değil bilek işidir” der.
Bundan sonrası bildiğimiz vurdulu kırdılı bir “Türk filmi”.
Ama…
MUKAYESE…
… Ama dünkü Türkiye’yi bugünle mukayese etmek için
Z Kuşağı, sadece bu filmi değil, 1975-2000 yılları arasında çekilen ve Türkiye’mizin ne hale getirildiğini gösteren Kemal Sunal, Şener Şen gibi oyuncaların rol aldığı filmleri de seyretmeli.
Ancak;
Bu sefer gülmek için değil arka planda görülen gecekondular, susuzluk, yolların çamur ve pislik içinde oluşu… İstanbul’un en merkezi yerinde bile doğru dürüst bir yol çizgisinin bile olmayışı... İnsanların itiş-tıkış minibüs ve diğer toplu taşımalarla yolculuk etmesini de görsünler (Gerçi CHP sayesinde bu itiş-tıkış geri geldi)
Sonra…
Aynı yıllarda Avrupa’da çekilmiş filmler var. Bunların arasında Türk filmleri de var. Onların da arka planına bakıp, aramızda ne kadar büyük bir uçurumun olduğunu görsünler.
Daha sonra;
AK Parti’nin iktidara gelmesi ile Türkiye’mizin çehresinin nasıl değiştiğini, şehirlerimizin birçok konuda Avrupa şehirlerine fark attığını, daha önce kuş uçmaz kervan geçmez beldelerimizde bile bugün dizilerin çekildiği, nasıl yerli ve yabancı turist kaynadığını görsünler.
CHP GELENE KADAR 2019 İSTANBUL…
Aynı şekilde 2019 yılına gelene kadar İstanbul’un Avrupa şehirlerine nasıl fark atacak hale geldiğini, ışıl ışıl aydınlanan camileri, yollarda dikey bahçeleri, parkları, yol çizgileri ve yeni yapılan projeleri ile Avrupa’ya fark atan bir İstanbul’un,
2019’da CHP’nin eline geçmesi ile adeta susuz kalan bir çiçek gibi nasıl solmaya başladığını görsünler.
YA TÜRKİYE İSTANBUL, ANKARA, İZMİR GİBİ OLURSA!..
İşte böyle sevgili Z Kuşağı!
Belediyelerin CHP’nin eline geçmesi küçük kıyamet.
Allah muhafaza!
Yanılır da Türkiye’yi de CHP’ye teslim ederseniz İstanbul 79 filmi, bir film olmaktan çıkar gerçek hayatınız olur.
Benden söylemesi…
.
Emin Batur, dikGAZETE.com