Dünya, ABD’nin ‘Orman kanunları’na karşı harekete geçti

Dünya, ABD’nin ‘Orman kanunları’na karşı harekete geçti

Dünya, ABD’nin ‘Orman kanunları’na karşı harekete geçti

MOSKOVA

ABD’nin Venezuela’ya karşı yaptığı saldırı ve egemen bir devletin liderini kaçırması uluslararası hukuka yeni bir boyut getirdi.

Daha önce Irak’a, “Kimyasal silah” bulundurduğu bahanesiyle saldıran, Afganistan’a yine başka bir bahaneyle saldıran ve birçok ülkeye de bu yöntemle saldırı gerçekleştiren, gittiği yere huzursuzuk ve istikrarsızlık götüren ABD son olarak Venezuela’yı hedefine aldı.

ABD’nin yeni bahanesi elbette “uyuşturucu” oldu.

Venezuela’nın meşru Devlet Başkanı Nikolas Maduro, Donald Trump’ın kendilerine saldırı için bahane aradığını defalarca dile getirdi. Ancak Nikolas Maduro, kişisel güvenliğini sağlayamadı ve ABD güçleri tarafından rehin alındı.

Ancak ABD’nin bu operasyonu ne kadar meşru?

Öncelikle bu operasyonun uluslararası hukuk ihlali olduğu konusunda tüm dünya hemfikir. Aynı zamanda egemen bir devlete tek taraflı saldırmak tam olarak savaş eylemidir.

ABD, operasyon öncesinde dünya kamuoyuna, Venezuela’nın uyuşturucu ticaretine göz yumduğuna dair somut belgeler sunmadı.

Venezuela yönetimi ile herhangi bir diyalog yoluna gitmedi.

Tıpkı daha önce Irak’ta, Afganistan’da, Yemen’de, Suriye’de, İran’da, Somali’de yaptığı gibi. Libya’da olduğu gibi, Vietnam’da olduğu gibi. ABD, orman kanunlarıyla hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, ABD’nin emperyalist tutumuna karşı tepkisiz.

Rusya, kendi güvenliğini sağlamak için Ukrayna’ya özel askeri operasyonlar düzenledikten sonra BM’de pasifize edilmeye çalışılıyor.

Yağız hırsız ev sahibini bastırırmış” diye bir Türk atasözü var.

ABD, hırsızlığa gittiği her ülkede ev sahiplerini yalanlarla bastırdı.

Irak’ın, Libya’nın, Suriye’nin petrolüne çöken ABD, Afganistan’ın madenlerine gözü dikti.

Ekonomisi dibe vuran, trilyonlarca dolar borcu olan ABD, çareyi egemen devletlere saldırarak ve bu ülkelerin kaynaklarına çökerek tekrar ekonomik istikrara kavuşmak istiyor.

Donald Trump, Nikolas Maduro’yu rehin aldıktan sonra da Venezuela petrolünü istediklerini haykırdı.

Kısacası; ABD’nin niyeti “uyuşturucu trafiğini kesmek” değil Venezuela petrolünü işletmekmiş.

Peki Dünya buna tepkisiz mi?

Elbette değil!

Basit bir karşılaştırma yapmakta fayda var.

Dünya halklarının büyük çoğunluğu Rusya’nın Ukrayna’nın doğusuna başlattığı özel askeri operasyonların meşru olduğunu gördü ve Rusya’ya karşı bir fobi oluşmadı.

Çünkü, Rusya’nın Ukrayna’daki operasyonları öncesinde ABD, NATO ve diğer batılı ülkelerin Rusya’yı çevreleme politikası, NATO’nun Rus sınırlarında askeri tatbikatlar yapması ve Rusya’ya komşu olan ülkeleri silahlandırması tüm dünyada “Rusya’ya tehdit” olarak algılandı.

Ancak batılı hükümetler, halklarından bağımsız olarak Rusya’yı işgalcilikle suçladı ve halkını buna dair ikna etmeye çalıştı.

Ancak batılılar başarısız oldu.

Çünkü ABD ve diğer batılı ülkelerin samimiyetsiz olduğu Venezuela örneğinde de ortaya çıktı.

ABD’nin orman kanunlarına göre egemen bir devlete saldırması Paris’te, Berlin’de, Brüksel’de, Küba’da, Meksika’da, Kolombiya’da, Çin’de, Rusya’da, Türkiye’de, Filistin’de, Nijerya’da ve sayamadığım birçok ülkede protesto ediliyor.

Dünyanın her yerinde ABD bayrakları yakılıyor.

Kısacası; tüm dünya, gerçekte emperyalist ülkelerin kimler olduğunu biliyor. Buna göre refleks oluşturuyor.

Belki ABD Başkanı Donald Trump, Nikolas Maduro’yu tutsak ederek kendilerini “başarılı” görebilir.

Ancak Venezuela operasyonu, ABD’ye başarı değil itibar kaybettirdi.

Tüm dünya, emperyalist şeytanı tekrar hatırladı.

Küresel refleks, önümüzdeki dönemlerde ABD’nin başını oldukça ağrıtacak.

.

Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com

VENEZUELA HABERLERI

...