- 15-01-2026 08:35
- 482
Eşik...
Kendimi bilmek, çoğu zaman ne olduğumu anlamaktan çok ne olmadığımı fark ettiğim anlarda başlıyor. İnsan kendini, en çok anlatamadığı yerlerde tanıyor; kelimelerin sustuğu, kalbin bir süreliğine yalnız kaldığı zamanlarda. Bazı sorular vardır, cevap için sorulmaz; insanın içinde yavaşça yer açmak için dolaşır. Kendimi bilmeye çalıştıkça anladım ki; bu bir arayış değil, bir kabulleniş hâli. İçimde olanı tarif etmeye çalıştığım her seferde, biraz daha sustuğumu fark ettim.
Eskiden kendimi anlatmakla kendimi bilmenin aynı şey olduğunu sanırdım. Ne kadar çok kelime, o kadar yakınlık gibi gelirdi. Oysa zamanla şunu öğrendim; insan, kendine yaklaştıkça cümleleri kısalıyor. Bazı duygular var ki, adını koyduğunda dağılıyor; sessiz bıraktığında yerini buluyor. Kendimi bilmek, işte o dağılmayan yerlere saygı duymakla ilgili.
Bazen bir hâl, içimde başlayıp bende bitmiyor; davranışıma sığmıyor, sesime oturmuyor, yüzüme yerleşmiyor. O hâl, etrafıma yayılıyor; dokunduğum şeylere, baktığım köşelere, durduğum mesafelere karışıyor. Kendimi bilmek, bu yayılmayı fark ettiğim anlarda derinleşiyor. Çünkü insanın içi, sadece içeride yaşanmıyor.
Hayatın belli dönemlerinde bazı şeyleri daha ağır taşır oluyoruz. Eskiden kolay gelenler omuzda kalıyor, doğal duranlar zorlaşıyor. O anlarda insan kendini suçlamaya meyilli oluyor; gücünü sorguluyor, dayanıklılığını tartıyor. Oysa bazen mesele güç değil, yükün artık ait olmaması.
Kendimi bilmek, her şeyi taşıyabilirim iddiasından yavaşça geri çekilmek.
Şimdi dönüp baktığımda, en net bildiğim hâllerin hep sessizlikle geldiğini görüyorum. Bir şeyin içimden çekildiğini fark ettiğim anlar var; yer açılıyor ama boşluk hissi olmuyor. Orası bir ferahlık değil belki, ama bir doğruluk. Kendimi bilmek, o doğruluğu aceleyle doldurmamayı öğrenmek.
Kendimi bilmek, her şeyi yerli yerine koymak değil; yerinden oynayan şeylerle barışmayı öğrenmek. Belki de insan, kendini ancak bazı şeyler içinden sessizce çekildiğinde tanıyordur. Artık biliyorum; kendimi bilmek, tamamlanmak değil, eksilmeyi incelikle taşımak. İnsan kendini, en çok durduğu yerde değil; bıraktığı yerde tanır. Kendimi bilmek, içimde olanı düzeltmek değil; ona zarar vermeden yanından geçebilmektir.
.
Arzu Leyal, dikGAZETE.com