- 08-01-2026 09:06
- 1143
Moskova faresi
Her dava, her mücadele özünde nasılsa, onu temsil eden insanlar da öyledirler. Kimilerinin bütün hayatı bu dünyadır ve türlü hayasızlıkları haz almak için yaparlar. Mal mülk para edinebilmek uğrunda da ilk sattıkları ruhlarıdır. Daha çok görünsün, daha fazla dikkat çekip dillere düşsünler yeter ki, küfür işitmek bile onlara hoş gelir. İnsanlar ondan bahsediyor, rezil sosyal medya hesapları ‘tık’ alıyordur, gerisi de önemli değildir çünkü zedelenecek bir onurları yoktur.
Bu canlı türünü Allah, “aşağıların en aşağısı” diye tanımlar. Öyledir de muhakkak. Biraz göze görünür, bilinir bir hale geldiklerinde de doymak bilmez iştahlarını savunmasız insanların haklarını yiyerek teskin etmeye çalışırlar. Bütün canavarların, şeytanperestlerin gözü muhakkak masuma düşer, eli muhakkak erer. Küçüktürler. Devrin Yezidi kimse onun ardına düşmek de bir başka nitelikleridir. Bu Washington’da veya Kremlin’de oturan biri olabilir. Talep olmaksızın köle şirinliğiyle görünmeye çalışırlar efendilerine. Bunlar aslında, şu eski Amerikan filmlerinde, kendi gibi siyah derili kardeşlerini, efendisi uğruna kırbaçlayan sefillere benzerler. Evet kesinlikle onlara benzerler çünkü üstün gördükleri birileri vardır. Kendi halklarını da efendinin üstünlüğü ve efendiye direnenlerin felaket sonları hakkında, o engin onursuzluklarıyla ikna etmek için her işi mübah görürler. Gülmeye bile değmez acınası halleri…
Son günlerde Çerkes soykırımı, dünyanın gündemine girdikçe, Çerkes diasporası, anavatanları hakkında ezelden gelen söz haklarını kullanırken, daha çok duyulur oldukça, Ukrayna saflarında Çeçenler başta olmak üzere, Kuzey Kafkasyalılar yer aldıkça ve Avrupa da -her ne kadar güvenmiyor olsam da- destek verdikçe, Moskova fareleri, bir itibarsızlaştırma çabasına girdiler. Dertleri, 500 yıllık büyük bir bağı zedelemektir. Gerçek dünya, sosyal medya ağlarının üstündeydi hep. Bundan sonra da öyle olacak. Hiçbirimiz ‘twit’ atarak İsrail saldırganlığını engelleyemedik. Ve hiçbir Moskova faresi, şehitlerimize iftira ederek, mücadelemizi aksatamadı.
Bir dava insanı, kendisi hakkında söylenenlere aldırmaz. Onun önemsediği Allah’ın ne söylediğidir. Kınayıcıların kınamasından korkmaz ve övgüler de onu gevşekliğe sürüklemez. Onlar, şerefli bir adın iyi kalite şaraptan, lüks arabalardan ve tıka basa yemekten daha kıymetli olduğunu bilirlerdi. Bu yüzden onlar diri, siz ölü. Perde ardındalar ve bu size cesaret veriyor. Nasıl olsa gölgeleri üzerinize düşüp, aklınızı alamıyor diye, en çok onlar hakkında konuşuyorsunuz.
Kuzey Kafkasya mücadelesi konusunda bu kadar pervasız olmamanızı öğütlemek isterim. Bu mücadelenin benim kadar çok konuşan bir başka ferdi yoktur. Aksiyon insanları, putlarınızı tepenize yıktığı zaman şişman egolarınızın sığacağı bir delik olmayacak, kuyruğunuz sığıyor olsa bile.
.
Ülkü Menşure Solak, dikGAZETE.com